Pençe İzi

Neo Epik Darbe

Önce post modern şiirler yazıldı. Bu post modern şiir; modern şiir kadar güçlü ve kaliteli olmasa da modern şiire göre daha geniş bir yelpazeyi kapladı. Diğer bir fark ise modern şiir yazımı zor olmasından ötürü az kişi tarafından yazıldı fakat çok fazla kişi tarafından okundu. Post modern şiir ise modern şiire göre daha fazla kişi tarafından yazıldı ancak daha az okundu. Sonra post modern darbe oldu. Bu darbe önceki darbeler kadar etkili olmasa da çabuk kabul gördü. Ardından post modern edebiyat, sonrasında post modern hukuk, post modern siyaset, post modern ekonomi çıktı.

Ve yeni şiirimiz neo epik şiir…

Her ne kadar şiirimiz desem de; ne yazanları, ne de okuyanları tarafından savunulan bir şiir değil bu neon şiir. Neon ya da neo epik şiir…

En hızlı yayılan, herkes tarafından kolayca ortaya konulan bir şiir oldu. Ancak bunun yanında da neredeyse hiç okunmayan bir şiir oldu neon şiir. Yani Türk Edebiyatı İlk defa Türk şiirinde bu kadar başarısız oldu. İşin en kötü ve en garibi ise çok geniş bir yelpazeye ulaştı neon şiir. Neon şiire saldıranlar bile neon şiirler yazdı. Bu sayede neon şiir başarısız olmasına rağmen ciddi bir uzun ömürlülük kazandı.

Ve 15 Temmuz Cuma akşamında denenen en garip başarısız darbe…

Bu darbe ise neo epik bir darbe oldu. Öyle ki, darbe denemesi bile diyemedik buna. Bir kalkışma diyebildik. Öyle ki, bu darbeyi deneyenler bile denemeden önce bu darbenin tutmayacağını ön görmüş olmalarına rağmen bunu denediler. Peki, sonuç ne oldu? Bence en büyük sonuçlardan biri; darbenin başarısız olmasının hem içte hem dışta çok büyük bir ses getirmesi… Muhtemel ki, başarılı olsaydı bu kadar büyük ses getiremeyecekti…

Darbe başarılı olsaydı elbette ki üzülecek, ağlayacak, yas tutacaktık. Bence başarısız neticelenmiş olsa da böyle bir hainliğe kalkışıldığı için yine üzülmeli, yine yas tutmalıydık. Çünkü bizim için nöbet tuttuğuna, canını ortaya koyduğuna inandığımız askerin içinden bir grup asker, hainlik yapmıştır. Ama gelgelelim ülkenin genelinde bir bayram, bir festival havası esiyor. Öte yandan bu kadar komik bir darbe denemesi, ne ülkemizde ne de dünyanın başka bir yerinde daha önce hiç denenmemesi… Darbe olsaydı elbette üzülecektik ama yine de ‘bu nasıl darbe böyle, böyle bir darbe mi olur?’ sorusunu sormaktan kendimizi alamıyoruz.

Bu kadar gariplik içinde neyse diyerek Allah’a bu neo epik darbenin başarısız olmasından ötürü şükrediyorum.

Saygı ile Esselam

             

Mızrap Güleç

1991 Bayburt doğumlu, İstanbul’da büyüdü. 10 seneden fazla bir süredir şiirle uğraşmakta. Lise öğrenimi sırasında Alıç isimli ilk edebiyat fanzinini çıkardı. Aynı zamanda Hilkat isimli fanzin’in kurucu kadrosu ve yazarları arasında bulundu. 2010 yılından itibaren Sivas’ta geniş yazar ve şair kadrosuna sahip Masal Fanzin’i çıkardı. Masal Fanzin, 6 yıl boyunca çıkmış olan ve hala da çıkmakta olan uzun soluklu bir fanzin. Sivas’ta bazı genç dergi ve fanzinlerin çıkmasına öncülük etmiştir. Lise yıllarında 4 yıl boyunca bilfiil sürekli olarak Sezai Karakoç’un yanına gitmiş, yine daha sonra da uzun yıllar Sezai Karakoç’un yanında bulunmaya devam etmiştir. Lise yıllarında Ramazan aylarında Sezai Karakoç ile beraber yaptığı iftarlar ile ilgili olarak hayatında yediği en güzel meyvenin Sezai Karakoç’tan dinlediği sohbetler olduğunu belirtmekte…

ÖncekiKaknüslere Manifesto 1: Kamburun Açılışı ve Kaknüslerin Yolu
SonrakiBüyük Balık Küçük Balık