İsmail Doğan

             

İsmail Doğan

Beni tanımıyorsun. Bu yüzden gözlerimin daha önce açılmamış bir zarfın mührü olduğunu, aklım ve kalbim arasındaki o yolun çıkmaz sokak olduğunu bilmiyorsun. Tavizler kulağıma hoş gelen yalanlarım. Edindiğim tecrübeler hakimi ve sanığı olduğun davada salonu dolduran sessiz karanlığım. Beni tanımıyorsun... Koşar adım yürürüyorum ben her yere. Geç kaldığım bir yer felan da yok. Telaş ve korku sinmiş içimdeki duvarlara. Her geceden her sabaha kendimi ben uğurluyorum. Her kapının arkası kadar aynı ve yalnız günlerde, hayatın ortasına bir daire çizip içinde bekliyorum. Seviyorum beklemeyi. Her dakikası bir başka şarkı. Her dakikası bir başka şarklı. Zaaflarımın her biri sırtımta taşıdığım tabutumun çivileri. Günün birinde el değmemiş bir ırmak keşfetmek umuduyla yol alıyorum. O gün geldiğinde tabutuma girmek ve serin sularda kaybolmak istiyorum.. Elbette mutlu son kadar uçarı dileklerim var benim de... "Beni tanımanızı çok isterdim." Eli kalem, kalbini kan tutan bir çocuğun oyuncakları arasında, mevziye dizdiği kurşun askerlerden biriyim sadece. Kendi hayatı önünde diz çökmeye meyyal, gözlerini kapatınca beyninde flaşlar çakan, kendi yazdığı masaldaki umacıyı oynayan bir garibim ben. Kendime açıklama getirip durmaktan yorgunum. Ne Ronaldo kadar sert vurabilirim topa ne de Caravaggio gibi resim yapabilirim. Ama bazı şeyler kafanızda aydınlık kazanacaksa şunları şerh düşeyim. Evet çaya iki şeker atıyorum. Evet birinin bakışlarındaki samimiyeti yakalarsam ayakkabılarıyla dahi olsa gösümdeki kapıdan girmesine izin veriyorum.  Bir söylence kadar asılsız olmak isterdim bu coğrafyada. Ya da gecenin biri olmak. Ve yahut kayıp derili ırkının son temsilcisi... Sahi sözlerim hangi renkti?

Şiir

Kuş Bakışı Poetika

Gezerken şiir okurduk. Patika sonlarında, Güneş adım adım uzaklaşırken yeryüzünden, Sararıp solarken dünya bundan, Yorulurduk. Şiir okurduk birbirimize, Kendimize, Ulu orta soyunurduk bundan. Bir şapkam vardı. Onu iyice yerleştirirdim başıma, Enseme bastırarak. Onun kocaman bir kalbi vardı. Saklamaya çalışırdı onu …

Göster!

Şiir

Sarı Sabahı

Saat 5. Solmuş sarı bir çiçeğe benziyor içinde oturduğum mutfak. Tezgahta akşamdan kalan kirliler, masada yarım ekmek var. Mutfağın dar penceresi iki apartman arasında kalan boşluğa bakıyor. İçimde dolaşan bir kedi var her gece. Kalkıp camdan dışarı bakıyorum belki oradadır …

Göster!

Şiir

Yazmayı Öğrenince

Sümerlilerden bütün bunlar için özür dilerim Tüm kapılardan Yanlış anahtarlarla yorulan Freud. Freud’tan özür dilerim Kafasını şişirdiğim o papatyalardan da Çokgenler Keşke sizin için elimden bir şeyler gelse Uykuluyum hep Sahi zıttı neydi bunun? Elimin üzerinde üç dört …

Göster!

Şiir

İki

Tamam kırgınım. Peki, iyice anladık Benimle ilgili, Fakat bu benden başka. Özledim, İçlendim, Devirdim bir mısrayı daha tek başıma Bir bardak çay daha söyledim. Ama konuştum kendimle O her şeyi biliyor merak etme Ama dinlemedi kendimi O inkar edecektir “orada …

Göster!

Şiir

Velhasıl

Anlatılan hikâye bir büyük gölgenin Üzerinde ince bir tül gibi geçtiği yolların Sefer sayan uçaklar, Son şafağını dolduran son asker Kediler ve saksı üzeri sokaklar, evler. Hem varmışız hem çokmuşuz, yalanlar. Talan edilmiş bin bir koku bin bir renk Yaylaların …

Göster!

Şiir

Gecenin Kıyısında

Gece vakti kıyısında, Uğuldar gözlerin denizde. Soluk alır gökyüzü Verdiğin içli bir nefesle. Bir bankta oturuyorum, sahilde Önümden geçiyorsun iki adım Rüzgâr dökülüyor saçlarından, Çok eski bir piyanonun tuşlarına. Ve hülasa, Çok eski bir bıçak kıpırdıyor, Saplı durduğu yürekte. Gözlerimden …

Göster!

Şiir

Çığlık Kafe

Adımız olmaksızın başlıyor söz. Sonra birkaç bakış art arda, Birkaç adım, peltek bir bakış daha. Eskilerden bir şarkı “Bir fırtına…” Türk şiiri damla damla. Çok sesli Türk şiiri! Ve ritim verir Türk şiiri, “ne alırdınız?” Önceden planlı Türk şiiri, “çay” …

Göster!

Şiir

Ellerimdeki Karasıdır

Sabahları Bir şiir boyarım gökyüzüne Çok soğuksa hava Seni kalbime düşünürüm, ısınır. Ama titremekten kurtulmaz bedenim Kimseler bulamaz beni bir çok kez Görünmez Adam kadar süperim Bir ayna gibi karşılarında, Yankılarım onları. Ekonomi, politika, yabancı dil ve peluş oyuncaklar. Öğlene …

Göster!

Şiir

Kuş

Kuşlardan bir ırmak. Adamın gönlüne taşan her ayın on dördü. Değirmende bir başak Adamın aklını kurcalayarak. Süt ki o süt, beyaz ve sihir Nimet ki doyumsuz, açlık verir. Kanında bir bomba, infilak. İçinde bir derebeyi devrilir Özgürlük isyan eder halka …

Göster!

Şiir

Kalanlar

Kıraç bir düzlük bu yaşamak. Bazen bir masada kalbin tam karşında. Uzun bir kelebek uçuşu arandaki mesafe. Asya’dan Amerika’ya, Pasifik boyunca Hayatın kullanılmamış yerlerini çocuk! Bölüştürün onlara. Kalırsa yüreğimize dahil. Sahici sonları gibi yerli dizilerin, Yalandan da olsa. Kuşların uçuşla …

Göster!