6. Kat

Bölüm İçerikleri

Öykü

Kunduracı Abdullah

Sıradan bir insandı. Anadolu’nun bir yerinde dünyaya gelmiş, babası kunduracı olan bir ailenin tek çocuğuydu. İlkokul yıllarından itibaren okumaktan haz etmezdi ve “büyüyünce ne olacaksın?” diye soranlara pek özendiği babasının mesleğiyle karşılık verir, “Kunduracı!” derdi. Annesi ne kadar direttiyse de …

Göster!

Öykü

Yarım

Telefonda sesi tuhaf geliyordu. Lakin bir şeylerin kaybından muzdarip olduğu belliydi. Son zamanlardaki yoksunluğumdan dolayı neredeyse dünyada tek yaşadığıma inandığımdan, biraz da istemeye istemeye arkadaşımın kapısına vardım. Anlamsız hesapların adamı olmasam da kapıyı her zamankinden geç açışı meraklandırmıştı. Kapı açıldığında …

Göster!

Öykü

Saksı

Ah! Keşke orada olmasaydım kardeşlerim! 3 numaranın eşyaları taşınırken orada yapılacak en yanlış şey, elleri boş beklediğini ceplerini onlarla doldurarak göstermekti. Neyse uzatmayalım, ben o gün bir saksının 9 numaranın penceresinden düşeceğini tahmin edip uzun hesaplamalar sonucu durulacak doğru yeri …

Göster!

Öykü

Bir Garip Yazı

Bir Garip Yazı

Oyunculuğa başlaması; bir şekilde yönetmen ya da yapımcıyla tanışmakla olan her oyuncu gibiydi. Herhangi bir fevkaladeliğe sahip değildi. Kendine özgü sıradanlığı ve sadeliğiyle birkaç on yıl önce aramızdan ayrıldı zaten. Elbette seveni vardı, Müslümandı da galiba. Caminin avlusundaki ufak kalabalıktan …

Göster!

Öykü

Kapı

Mahkûmların bir kısmı avluda voltalıyor, bir kısmı ise belli yerlerde öbekleşmiş zar atıyor veya dertleşiyordu. Her zamanki havalandırma, avluya çıkma saatiydi. Derken çok ilginç bir şey oldu: hapishanenin dışarıya açılan kapısı büyük bir gürültüyle açılmaya başladı. Gardiyanlar beşerli ayrılmış kapının …

Göster!

Öykü

Güvercinler

Doğu ile Batı arasındaki savaşın bitmesi üzerine; kâğıt üstünde olmasa da gerçekte galip olan Batı, bu kutlamaya ev sahipliği yapacaktı. Batının en büyük şehrinde toplanan binlerce kişi, hükümdarın sulh üzerine konuşmalarını dinleyecek, ardından mağlup hükümdarın özürlerini kabul edecekti. Batı hükümdarının …

Göster!

Öykü

Üç Cici Çocuk

Üç cici çocuk varmış… Her biri birbirini kıskandırırmış…

Birisi Doğrucuymuş; yalan ne bilmezmiş…

Birisi Savunucuymuş; haksızlığa gelemezmiş…

Birisi de Dinciymiş; ibadetsiz yapamazmış…

Bu üç kafadar birbirlerini çok severlermiş…

Doğru söyler, haksızlığa karşı birlikte mücadele eder, vakti gelince de birlikte ibadet …

Göster!

Öykü

Vazife

Son vazifeden sonra ödüllendirileceğim söylenmişti. Sağ göğsüme ağır gümüş bir madalya takılacaktı. Ağır diyorum çünkü madalya herkesin kaldırabilip dik yürüyebileceği cinsten değil!

Beni düşündüren madalyayı hak edip etmediğim değil, nasıl taşıyabileceğimdi. Çünkü belli bir yaştan sonra sönen göğsüm ve çöken …

Göster!

Öykü

Masraf

Savaşın şiddeti günden güne artıyordu. İleri yaşıma rağmen devletimiz savaş alanında beni de görmek istemiş olacak ki; elinde seferberlik emrim olan postacısını ta kapımıza kadar göndermişti.  Bu durum beni önceleri ziyadesiyle memnun etmişti. Çünkü artık köşede ölümü bekleyen ihtiyarı değil …

Göster!

Öykü

Saat Kaç?

Sıcak bir yaz günü tüm bakanlar, Bay Başkanın emriyle duvarları eski devlet büyüklerinin resimleriyle kaplı olan odada toplanmış; akıllı cihazlarını kurcalayıp, kâğıtlarla ve kalemlerle oynayarak, Bay Başkanın toplantıya katılmasını bekliyorlardı.

Ülkede yaşam vardı. Kuşlar uçuyor, balıklar yüzüyor, insanlar uyuyup uyanabiliyor …

Göster!