Öykü

Bölüm İçerikleri

Öykü

Bir Arap’ı Öldürmeye Giriş: 101

 

I.

– الحياة قيد على انا

 

 

Malatya Havaalanının soğuk bekleme odasındaki ölüm sessizliği, yalnızca ağıtlara iştirak etsin diye üretilmiş bir metronom gibi kararlı ve düzenli inlemeler çınlatan duvar saatinin tik taklarıyla yarılırken; öğlenin kör sıcağından …

Göster!

Öykü

Tuhaf Şey

Gece geç gelmiştim. Yine sözüm ona “sefahat” denen o anlamsızlıktan dönüyordum. Anahtar deliğini normalden kolay bulup kapıyı açtım. İçeri düşen apartman ışığındaki gölgeme bir süre baktıktan sonra, anahtarları vestiyere fırlatıp ayakkabılarımı çıkarmaya başladım. Işığı yakma gereği duymadan duvarlara dokunarak koltuğuma …

Göster!

Öykü

Trampet

Hızlı adımlarla otogara yürüyorduk. Bir elimizde valizlerimiz vardı. Diğer ellerimiz ise zeytin çekirdeğinin etiyle birleştiği gibi birleşmişti. Sabahları odaya vuran gün ışığı suretindeki kalbimin çarpış hızını, kirpiklerinde tutan Derya’m, “Son kez bir şeyler içelim mi, ne dersin? Hatta otogarda içelim, …

Göster!

Öykü

At Masalı

Şevket kahvaltıda gazetesine göz atarken gözüne değişik bir ilan çarptı. “Satılık at, sahibinden çok maceraya sürüklenmiş, yaşlıdır ama hatırası çok.” Şevket’in yüzünde tatlı bir tebessüm hâsıl oldu. Karşısında oturan Şebnem bu değişikliğin farkına varmış, çatalına takılı olan son lokmasını ağzına …

Göster!

Öykü

Amansız Devrim Mücadelesi

Yazmaya ilkokul öğretmeninin teşvikiyle başlamıştı. Dün gibi hatırlardı, Yerli Malı Haftası ile ilgili bir kompozisyon yazılması istenmişti kendisinden. Çocukluğu soğuk savaşın sonlarına denk geldiği için televizyondan duyduklarıyla yazdığı kompozisyon “Sosyalist ekonominin çöktüğü ve liberalizmin kazandığı” cümlesi ile bitiyordu. Birkaç paragrafta …

Göster!

Öykü

Bir Olayın Hiçyüzü

Herkes gibiydi, yaşlanıyordu… Bugüne dek geçmişi hiç özlememişti. Şimdi bir şeyler hissediyordu ama hissettikleri özlem değildi… Korkuyordu… Geçmişi özlemekten, yaşlanmaktan korkuyordu. Ama korkması buna engel değildi. Kolundaki saatin tik-takları; bugüne kadar ona söylenen -neredeyse- her şeyi yalanlıyordu. Zaman, tüm kuvvetleri …

Göster!

Öykü

Okumak

Henüz küçük bir çocukken ameliyat ettiği kurbağalardan ve kertenkelelerden beri hevesliydi cerrahiye… Yaşı ilerledikçe insan anatomisi ve fizyolojisi hakkında daha çok bilgiye sahip olmuş, bu bilgilerle cerrahi merakını tek bir noktada toplamıştı beyinde. Tıp fakültesindeyken merakı ve çalışkanlığı ile her …

Göster!

Öykü

Bir Tahsilin Yükü

Üniversiteye giriş sınavından aldığı puan, kimse için tatmin edici değildi. Çevresinin ondan beklentileri vardı. Güya iyi bir puan alıp doktor, hâkim, mühendis, öğretmen ya da iyi bir şey olabilmek için büyük bir üniversiteye girecek, tüm sevenlerini gururlandıracaktı. Ama olmadı. Aldığı …

Göster!

Öykü

Reva

Uzun yıllardır yaptığı esnaflık, artık onu ve ailesini geçindiremiyordu. Üç oğlundan en büyüğü üniversiteye başlamış, ortanca ve küçük ise liseye geçmişti. En büyük çocuğu olan kızını, hali vakti yerinde zannedip, dindar ve saygılı bildiği Kasap Ekrem’in oğlu ile evlendirmişti. Kızı …

Göster!

Öykü

Kunduracı Abdullah

Sıradan bir insandı. Anadolu’nun bir yerinde dünyaya gelmiş, babası kunduracı olan bir ailenin tek çocuğuydu. İlkokul yıllarından itibaren okumaktan haz etmezdi ve “büyüyünce ne olacaksın?” diye soranlara pek özendiği babasının mesleğiyle karşılık verir, “Kunduracı!” derdi. Annesi ne kadar direttiyse de …

Göster!